Merhale
☕ Kitaplar ⚘ Yeni Yazılar ☔ RSS
İnsan olmak başa bela. Akıl insanı çevresinden ayırıyor. Akıl insanı uzaklaştırıyor.
İnsan bu ayrılığı kelimelerle kapatmaya çalışıyor. Gerek sözde, gerek yazıda. Yazılar ayrılıklardan şikayet edenin ilhamıyla yazılıyor.
Kendimi bir kimliğin, davanın, siyasetin, kesimin müntesibi veya avukatı görmüyorum. Savunmaya muhtaç olanın savunmaya değmediğine, hakikati savunmak gerekmediğine, hakikatin kendini savunabildiğine inanıyor.
O sebeple derdim hakikati kendime değil, kendimi hakikate uydurabilmek. Yazılar hakikate muhatap olmak iştiyakıyla yazılıyor.
Popüler olmaya çalışmıyorum. Ortalamayı düşünerek, bunu kim anlar diye sorarak yazmıyor, kalbim yaz derse yazıyorum, susuyorsa, zorlamıyorum. Bu kimin kanına dokunur, kimin karnını ağrıtır diye düşünmüyorum, yazıları pazarlamaya çalışmıyorum, okuyan kendisi için okusun isterim çünkü en başta kendim için yazıyorum.
Dünyam şöhret, isim, entelektüellik, sahte tevazu, sahte aşk, sahte dindarlık, sahte dinsizlik, sahte hüzün ve sahte neşe pazarı değil. Kalp değiştikçe yazının değişmesi bundan. Yazının vazifesi yazara kendini anlatmaktır, kalp kalboldukça, kelimeler de hallacın pamuğu gibi oradan oraya atılır.
☙
Yazının, yazarın, okurun, okumanın, kitabın, tüm edebiyatın şekil değiştirdiği bir zamanda yaşıyoruz. Tüm yazı türlerinin ve telif anlayışının Internet'e uyum sağlayacağı aşikar. Taş tabletler, papirüsler, tomarlar, elyazmaları ve o araçlarla üretilmiş edebiyat değişime ne kadar direndiyse, Internet öncesi yayıncılık ve edebiyat da o kadar direnebilecek. O edebiyatla beraber, onun meslek haline getirdiği yazarlık da tarihteki yerini alacak, çünkü yazmak için yazar olmanın gerekmediği bir devirdeyiz.
Bu inançla yazıları taze sunmakla beraber, bir süre sonra işe yararları kısa elektronik kitaplara çeviriyorum. Bu kitapları okumak, dağıtmak ve hatta bütünlüğünü korumak şartıyla bastırıp satmak serbest. Ticari olarak başarılı olacağını sanmam ama birden fazla kere karşılaştığım seni yazar yapalım diyene bir cevap olarak yeterli. Buyrun, okuyun, hoşunuza giderse, kağıda yazdırır, okumaya devam edersiniz.
Tek şart, eğer bir şartsa sayılabilirse, ücretsiz aldığınızı ücretsiz paylaşmanızdır.
Burada dini konularda da yazılar görebilirsiniz. Bunların hiçbiri kıldığınız (veya kılmadığınız) iki rekat namazdan önemli değildir. Eğer burayı okuyarak namazınızı geciktiriyorsanız, ben en azından söylemiş olayım, buradaki hiçbir yazı yedi tekrarlanan ayet kadar hakikate yakın olamaz, vaktin namazını kılmadan burada vakit öldürmeyiniz.
Yazdıklarım hakkında bir şeyler söylemek isterseniz, bir selam vermek dilerseniz adresi mektubunuza amade.