Internet ve Muhalifliği

Lord Byron’ın sözü varmış, “şiir sadece boş oturanları meşgul etmeli” diye… Bugün için sözün başındaki “şiir"i silip, “Internet” yazmak gerektiğini düşünüyorum, durup durup kendimi çeşitli şekilleriyle sosyalize etmeye çalıştığım her defasında bunun tab’an boş bir iş olduğuna daha fazla kanaat getiriyorum. Internet bir nev’i emekli -veya erken emekli- kahvesi gibi geliyor bana. İtiraf ediyorum, bugün Internet kapansa, hayatımın önemli bir parçası eksilmiş gibi hissetmem.

94’tü herhalde Internet’le tanıştığım, belki biraz daha sonra ama 96’dan beri hemen her gün kullandığımı sanıyorum. Belki 95’ten beri. O zamanlar günlük yoktu hayatımda, olmamasının sebebi de Internet’ti bir nev’i. Değişikti o zamanlar, hatta 2004 civarına kadar Internet’in gerçekten farklı geldiğini düşünüyorum, belki biraz daha sürmüştür, 10 yıl kadar diyelim. Ancak bugün, dedim ya, tekrar tekrar girip “neler oluyormuş” diye baktığımda, en kalitelisi de dahil hiçbirinin hayatımda mesela bir yakınımın gripten öksürmesi kadar önemi olmadığını, “sahi” arkadaşlarımın hiçbirinin yerini, Internet hayaletlerinin dolduramayacağını farkediyorum. Sahi arkadaşlarımla hemen hiç buradaki konuları paylaşmıyor olsam da buradakilerin kıymeti harbiyesi yok.

Giderek büyüyen, ilk girenlere büyüleyici gelse de giderek aynılaşan, aynı garip kazak tasarımları, şeker tokalar, garip saçlı gruplar, güzel fotoğraflar ama çok fazla sayıda güzel fotoğraflar, dinlemeye tüm ömrümü versem bitmeyecek müzikler, insanda hemen her zaman aynı tadı bırakan YouTube görüntüleri, aynı siyah sitelerde aynı kırık program şifreleri, “aa ne güzelmiş” deyip on saniye sonra unutacağınız envai çeşit zımbırtı, “aa ne kadar doğru” deyip hayatınızda hiçbir şeyi değiştirmeyecek doğrular, derin fikirler, ucuz küfürler, hasılı iletişimin kolaylaşması ve elbette ucuzlaşmasının getirdiği sahte bir dünyanın zembereği boşalmış insanları ve onlara yardım ve yataklık eden makineleri… Erken gittin diyorum Lem’e hayalimde, erken geldiğin için şanslıydın ve korktuğun geleceğin gerçekleştiğini görmeden gittin.

Internette en sıkıldığım şeylerden biri, onu gereğinden fazla ciddiye alan insanlarla karşılaşmak. Bir şeyler için imza topluyorlar, Internet’te sansür olmasın, mesela, olmasın canım kardeşim, tabi, prensipte anlaşıyoruz. Ancak diyorum ki, bu Internet dedikleri şey imza toplanarak kurulmadı, burada “devrim” yapıp, ortalığı daha demokratik/adil/güzel hale getireceklerini düşünen arkadaşlar da önemli bir yanılgı içindeler, insanların Internetlerini “bile” bırakamayacakları bir dünyada hiç kimse hiç bir şekilde içinde bulunduğu düzeni değiştiremez. Internet, bugünkü haliyle bir “hali vakti yerinde insan oyuncağı"dır ve bu haliyle onun içinde “muhalif” olduğunu sananlar bile, aslında muhalif oldukları şeye hizmet etmektedir. Eğer ben Internet üzerinden düzenin değişmesi gerektiğini “haykırıyorsam”, bu ancak düzenin Internetinin daha da kemikleşmesine yardım eder. Hepsi kablolarına muhtaç ve (polisin, askerin vs.‘nin bile değil) telekom şirketinin insafına bakan muhalifler, gülünecek bir şey aslında.

Kıçını kaldırıp kitap okuyacak dermanı yok ama bıraksan yarın devrim yapacak, misal, veya çok sevdiği peygamberinin (sanırım gayet sıkıcı gelen) sözlerini okumak yerine, onun adını saygısız yere ağzına alanlarla kavga ve cihad edecek, veya şu veya bu. Evet, Victor Hugo’nun sözüydü, “Orduların işgaline direnmek mümkündür ama zamanı gelmiş bir fikre asla”, belki zamanı gelmiş fikir için de bir kuluçka makinesi olabilir Internet… Ama zamanı gelmiş fikir yok ki; okuduğum, hemen hepsi zamanı geçmiş, bayatlığı bile bayatlamış fikirler. Liberaller aynı şeyleri söylüyor ve bu zaten düzenin kendisi demek, insanların düşüncelerini yönlendirmek mümkünse düşünce hürriyetiyle elbette bir sorununuz olmaz; muhaliflerinse Internet üzerinde söyleyecekleri aslında pek bir şey yok, çünkü kim ne derse desin, belki kendimi tekrar ediyor olacağım, ama Internet ancak kapitalizmin ev sahipliğinin fikir sofrası olabilir, oraya gelen o sofranın adabını kabul etmiştir ve bu adap size muhalif gibi görünmenize imkan verirken, Internet’in fişini çekmenize imkan sağlamaz.

Guy Fawkes geldi bir de aklıma şimdi. Internet tiyatrosunun fişini çekecek ve sonra bunu neden yaptığını gösterebilecek biri olmak geldi. Bunu yapabilir misin? Parlamento binasının altına bomba koymaktaki hikmeti anlamayan, Internet’in olmayıvermesindeki duruşu kavrayamayan adam, her hücrenden bilgi aksa, her cerihandan hilaf boşansa neye yarar?

Last updated on Feb 17, 2021 23:30 +0300
Emin Reşah - Her Hakkı Mahfuzdur
Built with Hugo
Theme Stack designed by Jimmy