Featured image of post menfez 132

menfez 132

Sosyolojiye ve genel olarak sosyal bilimlere dini düşünce dedim. Dini düşünce nedir? diye sormasını beklerdim ama bunlar 19. yüzyılda kaldı gibi sözlerle itiraz etti. Bunların gerçek itirazlar olduğunu düşünmüyorum. Sosyal bilimlerin bilim tarafında ciddi bir kriz var ve benim uydurduğum bir şey değil. Ben de burada maksadımı yazayım.

Bilginin hakikati doğrudan kapsayamadığını söylemek mümkün. Bilgi nihayetinde lisana dayanan bir ifade. Hakikati dille ifade etmek, o dilin dünya üzerindeki bir takım eksik akıllıların ihtiyaçlarını birbirlerine aktarmak için üretilmiş olduğunu farkedince zaten mümkün değil. Hakikatin herhangi bir dille, mümkün dillerin herhangi biriyle ifadesi de zor.

Bir bilen, bir de bilinen olduğu yerde (ki bilgi dediğimiz budur) hakikatin bileni de, bilgiyi de kapsaması gerektiği, ancak hakikatin bu ikisinden de geniş olduğunu düşünmek gerekiyor. Bu yüzden hakikat bilinmez, hakikat olunur.

Bununla beraber bu bilginin ve ifadelerin hep aynı değerde olduğu anlamına gelmez. Hakikat dilin ifade edemeyeceği bir şey olabilir, gerçek aynı araçlara sahip insanlar tarafından anlaşılamayabilir ancak daha az yanlış ifadeler vardır. Bir ifade diğer ifadeden daha az yanlış, daha az yalan, daha az yanıltıcı olabilir. Bu durumda hakikat ifade edilemezden bütün ifadeler ve bilgiler birbirine eşite çıkmayız.

Bu daha az yanlış olma da, nazarımda test edilebilir ifadelerin özelliğidir. Bir ifadeyi test edemiyorsanız, ne kadar yanlış olduğunu göremezsiniz. Onun üzerine (adı sosyal bilim olan) sofistike bir anlatı kurmanın ifadenin test edileblirliğine faydası yok. Test edilebilirliği bir kriter olarak gözden çıkardığımızda sosyolojinin, üniversite okumuş astrolojiden farkı kalmıyor.

Bugün benim gördüğüm sosyal bilim faaliyeti, birilerinin, konumlarına özendiğimiz birilerinin söylediği bir takım sözleri anlamlandırma faaliyeti. Falanca şunu demiş, filanca bunu demiş, yaşadığımız dünyada bu şu anlama gelir, bu anlama gelir.

Anlamlandırma faaliyeti ise test edilebilir değil. Bir ekol bulup ona sarılıp, onun ne kadar güzel bir ekol olduğunu birbirimize anlatarak bilim yapmış olmuyoruz. Falanca sosyal bilimcinin söylediği sözün ne kadar yanlış olduğunu ölçmek mümkün değilse, bunun dini bir tefsir sürecinden farkı kalmıyor.

Dini düşünce deyince kötü durmasının sebebi ise, bunun neticede sınıfsal ve takdire mazhar olmakla ilgili olması. Dini düşüncenin kendini nispet ettiği yerler var, onlara nispet etmiyorsun çünkü o sınıftan sayılmak hoşuna gitmiyor. Sosyal bilim bu sebeple bilim değil. Sınıfsal sinyallerini bilim diye yutturamazsın.

Emin Reşah - Her Hakkı Mahfuzdur
Built with Hugo
Theme Stack designed by Jimmy